Amerikan Buğdayı Dünyayı Nasıl Yeniden Yarattı?

Scott Reynolds Nelson, yeni kitabında modern dünyayı neyin yarattığına dair cesur bir teori sunuyor. Jared Diamond’ın “Silahlar, Mikroplar ve Çelik” i gördüğü noktada, Nelson belki biraz daha az seksi olan “Küf, Vadeli işlem sözleşmeleri ve Dinamit” üçlüsünü/trinity ortaya koyuyor.

1840’ların patates hastalığı, Phytophthora Infestans, tahıl için Avrupa pazarlarını açmaya zorladı. Amerikan İç Savaşı, tahıl ticaretinin nasıl yapılacağı konusunda finansal yeniliklere yol açtı; ve dinamit, 1867’de Almanya’da icat edildi, yeni derin su limanları, kanallar ve demiryolları inşa edildikçe coğrafyayı değiştirdi ve kıtaları birbirine bağladı.

Başka bir deyişle, politika, finans ve teknoloji küreselleşen dünyayı yarattı.

Bu, ekonomi tarihçisi için gerçekten yeni bir haber değil, ancak Nelson bunu Rus Marksist, aktivist ve tahıl tüccarı Alexander Lvovich Parvus’tan esinlenen bir çerçeveye koyuyor. Tahıl ticaret yollarının “görünmez hatlarının”, “Black Paths[ Seyahat koridorları için ortaçağ Ukraynaca terim Chorni shlyakhyy – Black Paths] imparatorlukların kurulması ve yıkılmasında oynadığı rolü öne sürüyor ve imparatorlukların rant elde etmek ve kontrol etmek için var olduğunu savunuyor.

“Ukrayna efsanesine göre Black Paths, chumaki (Türkçede “sopa” veya “mızrak”:) olarak adlandırılan Kazakların öncülleri olan eski bir savaşçı-tüccarlar grubu tarafından oluşturuldu.”

Scott Reynolds Nelson

Girişte Nelson hipotezinin harika bir özetini sunar. 2012 tarihli kitabı A Nation of Deadbeats: An Uncommon History of America’s Financial Disasters, finansal paniklerin emtia fiyatlarındaki büyük değişikliklerle oldukça ilgisi olduğunu açıkladı.

Dolayısıyla buradaki hikaye, 2011 yılında uluslararası finansal krizleri araştırmak için ziyaret ettiği Ukrayna’nın Odesa kentinde başlıyor. Nelson, Fransız Devrimi’nden Arap Baharı’na kadar her şey için buğday pazarındaki yükselişler ve düşüşler arasındaki bağlantıları görüyor.

Buğdaya dayalı olarak farklı durumlar arasındaki paralellikleri paylaşıyor. Örneğin, Ukrayna dünyanın en zengin topraklarından önemli birkısmına sahiptir ve 1768’de Çariçe II. Katerina yönetiminde Rusya tarafından ele geçirilmiştir. Aynı zamanda, benzer bir yayılmacılığın Amerika’da da sürdüğünü belirtiyor.

Ardından, Fransız Devrimi (Nelson’ın belirttiği gibi, elbette ekmek fiyatı üzerinden) ve Fransız ve Napolyon Savaşları, Odesa’nın tahıl ihracatında patlama yapan bir kasaba haline gelmesine yol açtı.

Avrupalı ​​toprak sahipleri, gıda ucuzladıkça kiralar düştüğü için Ricardo’nun paradoksu ile karşı karşıya kaldı. İlk tepki ticarete korumacı engellerdi, ancak daha sonra bir Küf türü olan Phytophthora Infestans patates hasadının başarısız olmasına neden oldu ve 1846’dan sonra Avrupa ticareti açıldı.

Nelson, bunun Avrupa’nın işçi sınıfını beslemek için Rusya ile Amerika arasında yüzyıllık bir rekabete yol açtığını açıklıyor. 1860’larda her iki imparatorluk da sırasıyla serfliğe ve köleliğe son verdi.

Daha sonra Amerika, İç Savaş sırasında Birlik Ordusu, numunelere dayalı olarak maliyetli ve zaman yoğun fiyatlandırma süreci olmadan tahılın alınıp satılmasına izin veren vadeli işlem sözleşmeleri yarattığında üstünlük kazandı.

Bu da transatlantik telgraf, buharlı gemicilik ve dinamitin getirdiği yeni fırsatlarla birleştiğinde Kevin H. O’Rourke‘un “Tahıl İstilası” olarak adlandırdığı şeye yol açtı. Avrupa fiyatları düştü ve tahıl getiren gemiler göçmenlerle Yeni Dünya’ya döndü.

Şehirlerdeki Avrupalı ​​işçilerin durumu daha iyi hale geldikçe, Odesa ve diğer tahıl ihraç eden bölgeler yıkımla karşı karşıya kaldı ve tarım krizi ile emlak balonlarının patlaması 1930’lara kadar Büyük Buhran olarak bilinen süreci başlattı. Gücünü tarımdan alan Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorlukları geriledi.

Rusya ise 1884’te devlet destekli demiryolları, Sibirya ve Orta Asya’da tahıl ekimi planıyla karşılık verdi. Bu plan büyük ölçüde Fransız yatırımcılardan sermaye getirdi, ancak Rusya’nın genişleme planları, 1905’te Japon İmparatorluğu’na karşı savaşta kaybettiğinde plan gözden geçirildi. Ardından, 1914’te Rusya’nın, Türkiye’nin Karadeniz’deki Rus tahıl sevkiyatını durdurabileceği endişesi, I. Dünya Savaşı’nın başlamasına yardımcı oldu [Buğday, Küreselleşme ve Çanakkale].

Karadeniz ekmek sepeti ve İstanbul Boğazı’ndaki hayati sıkışma noktası

1. Bölüm, MÖ 10.000-800 gibi etkileyici bir zaman aralığını kapsar ve Parvus’u çok büyüleyen “Black paths”in kökenini açıklar. Eski öküz yolları, Ukrayna ovalarını Karadeniz limanlarına bağladı.

Coğrafyacılar ve tarihçiler, bu yolların ve emporia (imparatorluk-empire kelimesinin kaynağı) olarak bilinen ticaret şehirlerinin, ticaret hatlarını kontrol etmeleri ile tanımlanan imparatorluklar tarafından yaratıldığını iddia ettiler.

Nelson, tarihsel olarak ekmeğin son derece pahalı olduğunu ve üç aşamadan oluştuğunu açıklar: 1) Ekim ve hasat;

2) Ticaret merkezinde ekmek yiyenler için depolama ve nakliye; ve

3) Şehirlerde gerçekleşen un üretimi, maya ve su ile karıştırılması ve fırınlanması.

En az elli yüzyıl boyunca, ikinci aşamaya hatırı sayılır insan emeği ayrıldı ve imparatorluklar, bunu hazırlamak ve merkezileştirmek için ortaya çıktı.

2. Bölüm, MÖ 800-MS 1758 arasını kapsar. Nelson, Bizans’ın İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı’nda nasıl tekel denetimi uyguladığını açıklar.

Black paths genişleyip daraldıkça İstanbul/Konstantinopolis yükseldi ve düştü, 541’de Jüstinyen Vebası antik dünyayı sona erdirdi. Nüfusun azalmasıyla birlikte, tahılın depolanmasıyla ilgili önemli bilgiler kayboldu ve yüzyıllar sonra yeniden keşfedilmesi, uzun mesafeli ticareti mümkün kılmak için önemli bir rol oynayacaktı.

Konstantinopolis giderek Slav halklarına bağımlı hale geldi ve tahıl aktıkça Bizans kültürü ve Ortodoks etkisi geri geldi. 542’den sonra Doğu ile ticaretten sık sık kesilen Ortaçağ Batı Avrupa’sında, serflik, ticaret kaybını telafi etmek için ortaya çıktı. Değirmen ve fırınların kontrolü, insanların kontrolü anlamına geliyordu. 1453’te giderek daha fazla tahıl açlığına giren Bizans İmparatorluğu çöktü ve yerini Türkler aldı. Daha sonra Rusya ile uzun bir mücadele ortaya çıktı.

“İmparatorluklar, ancak askerleri ve vatandaşları beslemek için gereken gıda kaynaklarını kontrol ettikleri sürece hayatta kalırlar; satanları vergilendirerek kendilerini finanse ederler.”

Scott Reynolds Nelson

Bu durum, 1760-1844’ü kapsayan 3.Bölüm‘de daha ayrıntılı olarak incelenir ve burada fizyokratlardan esinlenen Çariçe II. Katerina’nın tahıl ihracatının düzgün bir şekilde yönetilmesinin bir imparatorluğun zenginliğinin kaynağı olabileceğine nasıl inandığı açıklanır.

Bu amaçla, köleliği Yeni Dünya köleliğine daha yakın bir şeye dönüştürdü ve kapsamlı askeri ve mali reformları yürürlüğe koydu. Daha sonra, İstanbul’u asla ele geçirmeyi başaramasa da, buğdayın yetişebileceği toprakları ele geçirmeye başladı.

Ancak kısmen daha az gelişmiş bir tahıl vergisi sistemi nedeniyle Osmanlı İmparatorluğu küçülürken, Avrupalı ​​prensler Katerina’yı yatıştırmak için tahıl üreten Polonya’yı paramparça ettiler. Dahası, ABD genişlemesinde olduğu gibi, binlerce yerli halk, diğerlerini mülksüzleştirmek için Rusya ile ittifak kurmaya ikna edildi.

Ukrayna’yı alan Çariçe II. Katerina, Odessa’yı (Ukraynaca’da Odesa olarak değiştirildi) bir serbest liman olarak kurdu ve Avrupa’yı beslemek, böylece Rusya’yı zenginleştirmek için yabancıları tarım arazilerine davet etti.

Bu arada Birleşik Devletler, İç Savaştan önce, gerçek bir rekabet sunmadı. Amerikan liman şehirleri “vizyoner fizyokrat şehirler” değil, toprak sahiplerinin yabancı ithalatı engellediği “köle plantasyon rejimlerine basit ilave” lerdi.

Bununla birlikte, Fransızlar, silolara ve Amerikan “elevators” izin vererek, Roma’nın tahıl depolama tekniklerini yeniden keşfetti ve böylece uzun mesafeli ticareti giderek daha uygun hale getirdi. Ticaret, Napolyon Savaşları’nın ardından ve aşırı derecede korunmaya devam etti.

4. Bölüm, Nelson’ın kurduğu üçlü/trinity açıklamanın ilkini sunar. Ticaretin önündeki engeller, 1840’larda patates mahsulünün başarısız olmasıyla parçalandı. Ticaret genişledikçe, ekmek patateslerin yerini aldı ve Avrupalılar yüksek oranda işlenmiş beyaz ekmeği tercih ettikleri için sağlık genellikle zarar görse de, yaşam standartları yükseldi.

Böylece Parvus’un Avrupa tüketim-birikim kenti olarak tanımladığı şey ortaya çıktı. Emek ve sermaye, yiyeceğin en ucuz olduğu ve en derin rıhtımlara sahip şehirlerin geliştiği yerlerde birikmişti. Refah, sanayileşme için sermayeyi serbest bırakarak işçilerin tasarruf etmesine izin verdi.

5. Bölüm, Rus ve Osmanlı İmparatorlukları arasındaki çatışmanın, kısmen Fransa ve İngiltere’nin Karadeniz’de bir Rus tekelinden korktukları için Rusya’nın İstanbul’u ele geçiremediği 1853-56 Kırım Savaşı ile nasıl zirveye ulaştığını gösteriyor.

Bu küçük düşürücü bir yenilgiydi, ama aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nu İngiltere ve Fransa’ya ağır borç altında bıraktı. Rusya’da tahıl üretimini genişletmek için serflik kaldırıldı ancak toprakla ve yeni siyasi yapılarla, bu bölgeleri yönetmek için mir ve zemstvo uygulandı.

Köleliğin aynı zamanlarda kaldırıldığı, ancak toprağın yeniden dağıtılmadığı bugün ABD’deki eşitsizliğin kökenlerinin bir parçası olan farklı bir hikaye yaşandı. ABD, Karadeniz’deki buğday çeşitlerini kullanarak tahıl üretimini iç bölgelere doğru genişletti ve Cumhuriyetçi Parti, fizyokratik genişlemeye olan inancına ve aile işçilerini buğday çiftliklerine yerleştirmeye yönelik teşvik arzusuna dayanarak köleliğe karşı kampanya yürüttü. Göçmenler, tekel gücünden nefret ettikleri yeni demiryolları boyunca arazi satın aldılar.

Daha sonra 6.Bölüm’de Nelson kurduğu üçlü/trinity açıklamanın ikinci kısmını anlatır. İç Savaş, tüccarların orduya yiyecek sağlama gücünü artırmak için bir gereklilik yarattı ve bu yeni bir finansal yenilikle yapıldı. Senetler, numunelere dayalı bir örnek üzerinden alım satım zorunluluğunu ortadan kaldırarak, vadeli işlem sözleşmesi olarak adlandırılabilecek yüzlerce uygulanabilir sözleşmeye bölündü.

Grant’in orta batıdaki tahılı Chattanooga’ya bağlayan “kraker hattı” ,
Sherman’ın Denize Yürüyüşü ve
Orta batıdaki tahılı Atlantik Kıyısına bağlayan dört ana hat, 1863

1863’te sadece ABD Ordusu bunu kullanıyor olsa da, Transatlantik telgraf ticaretinin tanıtılmasıyla birlikte tamamen yeniden organize edildi. Gemiler, depolama kolaylığının yerini alabilir, tahılın ihtiyaç duyulduğu her limana yönlendirilebilir hale geldi. Amerika artık Rusya ile rekabet edebilirdi.

Nelson’ın üçlüsünün son kısmı, ismine uygun bir şekilde “Boom” başlıklı 7.lüm’de sunulmuştur. Dinamitin icadıyla ticaret maliyetleri yeniden düşürüldü, Bu, demiryollarının dağlardan, Gemileri Süveyş Kanalı gibi kanallardan geçerek kıtaları birbirine bağlamasına ve yeni derin limanların yaratılmasına izin verdi.

Artan ticaret, derecelendirme, özel sigorta ve Macar değirmencilik teknikleri gibi ek yeniliklerle geldi. 8.Bölüm’ün açıkladığı gibi, gıda fiyatları düştükçe, işçiler kendilerini eğitmek ve organize etmek için daha fazla zaman buldular.

Yeni tarımsal bolluğun nedenlerini ve sınırlarını hesaplamak için Marx’ınkiler de dahil olmak üzere yeni ekonomik teoriler ortaya çıktı. Kitabın geri kalanının çoğu, Parvus’un sosyalist teoriye katkısını, Jön Türklerin ortaya çıkışı ve Rusya’daki devrimler de dahil olmak üzere yaşamı boyunca olayların gidişatı üzerindeki doğrudan etkisini açıklıyor.

Birleşik Krallık için kile cinsinden ortalama yıllık buğday ve un ithalatı
(un buğdaya dönüştürülmüştür)

Ucuz tahılın herkese fayda sağlamasına rağmen, dünyaya yönelik ana tehdit, kapitalistler ile imparatorluk arasında emperyalizme, anlamsız ve maliyetli savaşlara yol açacak ittifaktı. Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları gibi tarım imparatorlukları acı çekerken, diğer imparatorluklar ucuz tahılla beslenip büyük güçler haline geldi.

Üretimin artan payları kendi büyük şehirlerini beslemeye gittiğinden, ABD’nin tahıl ticaretindeki payı azaldı. Türkiye yeniden önemli bir savaş alanı haline gelirken, diğerleri başka yerlerden gelen talepten yararlanmaya çalışırken yeni çatışmalar ortaya çıktı.

Owen Simmons – Ekmek Kitabı – 1903

I. Dünya Savaşı’nın kendisi “Ekmek için bir Dünya Savaşı”ydı ve örneğin İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının kapatılması kilit bir olaydı [Buğday, Küreselleşme ve Çanakkale]. Rusya açlıktan ölürken, devrimler sonunda eski Çarlık rejimini devirdi ve Sovyetler Birliği, örneğin Ukrayna’daki tahıl üretim alanlarını hızla bünyesine katarak yerini aldı.

Nelson, ilk küreselleşmeyle ilgili olarak, ekonomistlerin ve çağdaşların tarifelerin kaldırılmasının, altın standardının getirilmesinin ve buharlı gemilerin önemini vurguladıklarını fakat ekolojik ve politik arka planı kaçırdıklarına inanıyor: patates kıtlığının ticareti nasıl açtığını, dinamitin limanları nasıl inşa ettiğini ve vadeli işlem piyasalarının likiditeyi nasıl artırdığını.

Nelson, çalışmalarının günümüze uygunluğunu göstermek için dramatik bir dil kullanmaktan korkmuyor, örneğin 14. bölümde:

“Şimdi, tıpkı on bin yıl önce olduğu gibi, üreticiler ve tüketiciler, virüslerin, imparatorlukların ve devletlerin yalnızca üzerine bastığı, uçsuz bucaksız, görünmez bir derinlikte yumuşak parçaları olan ortak bir dünya ekolojisinde birbirine bağlı.”

Scott Reynolds Nelson

Özetle bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Çok şey öğrendim, tezi büyüleyici ve kışkırtıcı. Üstelik son derece sürükleyici bir okuma. Ancak biraz huzursuz hissetmeye de hazır olun.

Nelson tüyler ürpertici bir şekilde şu sonuca varıyor:

 “Modern Rusya’nın şu anda (2021’de) büyük bir güç olarak görece zayıflığı, nihayetinde hala Ukrayna’dan ayrılmasına bağlı olabilir… Büyük Çariçe II. Katerina’nın iyi bildiği gibi, Ukrayna her zaman en büyük ödül olmuştur.”

Scott Reynolds Nelson

Ekonomistlerden ve ekonomi tarihçilerinden bugünlerde her zaman çalışmalarının politik çıkarımlarını sağlamaları isteniyor. İşte Başkan Putin’in ciddiye alacağı bir çalışma.

Prof. Paul Sharp
Güney Danimarka Üniversitesi

.

Scott Reynolds Nelson
Oceans of Grain: How American Wheat Remade the World

Kaynak:
Economic History Association – Book Reviews
Paul Sharp / Oceans of Grain: How American Wheat Remade the World

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s